İnşaat Tedarik Dergisi

İnşaat – Yatırım – Proje – Ulaştırma – Mimarlık – Enerji – Maden

Altyapıda Yarım Yüzyıllık Deneyim Fermanoğlu İnşaat

İnşaat sektöründe otoyol tünelleri, tren yolu tünelleri, metro tünelleri, enerji ve enjeksiyon tünelleri, şaft işleri, köprü, kazı dolgu ve altyapı işlerinde ülkemizin önde gelen firmalarından olan Fermanoğlu İnşaat, 1977 yılından bugüne üçüncü kuşakla projelerine devam ediyor. Fermanoğlu İnşaat’ı ve sektörü Ferman İnşaat Genel Müdürü Ayhan Fermanoğlu ile konuştuk.

İnşaat sektöründe alt yapı işlerinde yer alan firmanız hakkında bilgi alabilir miyiz?
Fermanoğlu İnşaat temellerini, kurucusu olan Ali Şevki Öner’in ilk olarak 1955 yılında Zonguldak Kömür Madenleri’nde çalışma hayatına başlamasıyla atmıştır. Başarıyla geçen madencilik serüvenine 1968 yılında Akdağ İnşaat, Doğankent HES Projesi İsale Tüneli İnşaatı taşeronu olarak devam etmiştir. Firmamızın faaliyet alanı çoğunlukla büyük sanat yapıları inşaatıdır. Örneğin; Otoyol Tünelleri, Demiryolu Tünelleri, Derivasyon enjeksiyon Tünelleri gibi su işleri tünelleri, Metro Tünelleri, Eğimli tüneller, şaft kazıları gibi ve menfez, viyadük, köprü, zemin iyileştirme, zemin destekleme ve kazı-dolgu gibi toprak işleri, büyük sanat yapıları yapıyoruz. Aynı zamanda bu yapıların projelendirilmesine ve yapım metodolojilerine müdahil oluyoruz. Firmamız yapım ve tekniklerinde tecrübesini 3.kuşak olarak üzerine ekleyerek sektöre farklı bir bakış açısı kazandırıyor.

Sektörünüzden ve firmanızın iş kolundan bahseder misiniz?
Türkiye, Tünelcilik sektörüne, iş kapasitesi ve büyüklük olarak batı ülkelerine göre geç girmiş olabilir. Ancak; teknolojinin tüm dünya geneline yayıldığı dönemlerde tünel işlerine başladığından, iş güvenliği, iş hızı, iş kalitesi ve yapım teknikleri açısından dünyadan farksızdır, ilk dediğimiz duruma göre bu açığı hızla kapatmıştır. Geleceğe bu anlamda yetişmiş ve yetenekli mühendis kadrosu ile girdiğimizi söyleyebilirim. Önemli olan tünelcilik sektöründe uygulanabilir yeni metodlar bulmak ve dünyaya bu sistemi tanıtmaktır. Hesaplama, tanımlama, yazılım, kontrol, işletme gibi tüm kademelerinde yenilikler için çalışmalar yapılmalıdır diye düşünüyorum. Üniversitelerin, yapımcı firmaların, bilim adamlarının, kurumların, enstitüler vbnin içinde olduğu, ulusal sektörel buluşmalar/çalıştaylar, düşündüğümüz gelecek için yapılmalıdır. Bugüne kadar biriken bilgilerin ve tecrübelerin üzerine eklemekten bahsediyorum. Firmamız 3. Kuşak olarak bu anlamda çalışmalarını devam ettirmektedir.

Tünel sektörünün zorlukları ve çözüm önerileriniz hakkında bilgi alabilirmiyiz?
Türkiye’nin stratejik potansiyele sahip en önemli gelir kaynaklarından bir tanesi de uzmanlaşmış hizmet sektörleridir. Tünelcilik, madencilik denince, her ne kadar makineleşme oluşmuşsa dahi çalışan insan nitelikleri önemli olan bir sektördür. Tünelcilik hizmet çeşitliliğine göre bakıldığındaçalışmalarda zor ama ülkenin her tarafından çalışanı olan kabul görmüş bir sektör haline geldi. Yurtdışında da bu uzman kadroların çalışmalarını görebilirsiniz. Özellikle 2000 yıllarından sonra istatistiklere girecek şekilde bunu daha iyi görebiliyoruz. Küresel ekonomide üst yapı inşaat işlerimiz belli bir paya sahip oldu ancak aynı durumu yeraltı işleri için söylememiz için, diğer faaliyet alanları ile bir bütün içerisinde hareket etmemiz gerekir. Tünelcilik, endüstrisi ile, sanayisi ile, malzemeleri çeşitliliği, uygulama, mühendislik, projelendirme, kimya, yeraltı bilimi, bilgisayar destekli sistemlerle birlikte çok yönlü mühendislik uygulamalarının olduğu bir sektördür.

Devam eden işlerinizin detayı ve biten proje başlıklarını belirtir misiniz?
2017 yılı ile başladığımız Çanakkale Ayvacık – Küçükkuyu T2 Karayolu Tünelinde çalışmalarımız devam etmektedir. Burada, Türkiye’de şartnameleri oluşturulmuş uygulamasını yaptığımız tünel kazı yöntemlerinden NATM(The New AustrianTunnellingMethod) yöntemine ek olarak, zayıf zemin tünelciliğin vazgeçilmezi olan Umbrella Arch Boru Süren yöntemi uygulanmaktadır. Beraberinde betonarme çalışmalarımız hızla devam etmektedir.1955’ten sonra klasik tek tip tünelciliğin ardından, tünelciliğin kırılım dönemi olarak NATM tekniğinin uygulanma yıllarını alırsak, Fermanoğlu İnşaat, 1998 yılında Ordu Bolaman’da bulunan tünellerin 3 tanesini bu yöntemle bitirdi. NATM metodunun Türkiye’de yeni yeni oturduğu ve kabul gördüğü dönemlerin hemen sonraları. Bu geçiş döneminden sonra Türkiye Tünelcilik sektöründe çok hızlı yollar katetti. Daha sonra Artvin-Borçka arasında olan tünellerini tamamladık. Ardından Havza-Merzifon-Samsun-Ankara karayolunun çalışmasında yaklaşık 3 bin 500 metre 3 tane tünel bitirdik. 2009-2013 yılında Ankara-Sivas Hızlı Tren Projesinde Yozgat Bozok üniversitesi yakınlarında 5 bin metreextreme imalatları olan tüneli bitirdik. Yine aynı yıllarda Karadeniz sahil yolunda son duble yol çalışmaları olan Ünye çevre yolunda yaklaşık 5,5 km uzunluğunda Saca ve Güreceli Tünellerinin portal kazıları, sanat yapıları ve tüneller NATM – Umbrella Arch yöntemi ile bitirildi. Arnavutluk ülkesinde Rreshen’de2012 – 2015 yılları arasında yaklaşık 26 bin metre tünel kazıları yapıldı. Ve benzeri çok daha fazla çalışmalar yapıldı.

Makine ekipmanlarınızdan bahseder misiniz?
Makine ve alt ekipmanlarımız güncel olarak 67 birim altında çeşitli büyüklüklerle yer almaktadır. Listeyi eklersek onlarca sayfa alır. Bütün makine ekipmanımız internet sitemizde mevcuttur. Ancak şunu söyleyebilirim, tünelcilik sektörünün ekipmanları ve tünel makineleri konusunda Türkiye’de firmamızın katkıları çoktur. Bir kısım makine yedek parçaları ve sarf malzemelerini firmamız çalışma şartlarına göre kendi üretmektedir.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mıdır?
2020 yılında ülkemizin gelişeceğine ve üreticilerin küresel ölçekte diğer ülkelere göre tercih edileceğini düşünüyorum. Bu yüzden üretim kaliteleri ve arge harcamalarından kaçınmadan planlı şekilde doğru adımlar atılırsa, sektörde de ihracatın büyüyeceğini düşünüyorum. Aynı zamanda üreticilerimizin kalite kriterleri dünya standartlarını yakaladıkça ve geçtikçe yabancı partnerlerle de farklı pazarlar elde edeceğimizi düşünüyorum. Türkiye bu anlamda dünyanın merkezinde bir denge ülke olarak kapasiteli bir ülkedir. Lojistik olarak coğrafi konumu birçok sektörel gelişmeyi karşılayacak kapasitedir. Türkiye, bilgi birikimi, teknolojik alt yapısı, girişimci sermayesi, yapımcı donanımı gibi sektörün üstünlüklerine sahip bir ülke olmuştur artık.Bu potansiyel çok daha büyük gelişmelerin sesleridir. TBM (Tunnel Boring Machines) tünel açma makinesi yapımları bu aşamaların ne kadar hızlı geldiğini göstermektedir. Bu yüzden hepimiz mesleklerimizi, işimizi, üretimlerimizi vs en iyi yaparsak, düşündüğüne start vermek girişiminde bulunursak, ar-ge ve bilimsel yaklaşımı planları arasına alırsak, dünyanın en iyileri arasına daha kısa sürede gireriz.

Teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Bizlerde sizlere sektöre kazandırdığınız dergicilik için teşekkür eder, yeni yılda başarılar dilerim