İnşaat Tedarik Dergisi

İnşaat – Yatırım – Proje – Ulaştırma – Mimarlık – Enerji – Maden

Enerji Verimliliği

Altuğ KARATAŞ

Makina Mühendisi – MBA

Vat enerji Genel Müdürü

Enerji verimliliği tüketilen enerji miktarının; konfor şartlarını, üretim / hizmet kalitesini, işletme karlılığını azaltmadan, ekonomik kalkınmayı ve sosyal refahı engellemeden en aza indirilmesidir.

 Her geçen gün artan enerji ihtiyacı enerji verimliliğini bir zorunluluk haline getirmektedir. Bu zorunluluk artan enerji gereksinimi, enerji kaynaklarının hızla tükenmesi, enerjinin üretimi, iletimi ve tüketimi safhalarında çevreye verdiği zarar, enerji kullanımında birçok ülkenin dışa bağımlı olması gibi nedenlerle daha da artmaktadır. Enerjinin bu derece ön plana çıktığı bir noktada enerji verimliliği ile aynı miktar enerjiyle daha çok iş yapılması ya da aynı miktar işin daha az enerji kullanılarak yapılması sağlanmaktadır. Enerjide verimliliğin önemli olduğu bu noktada enerji verimliliği bir enerji kaynağıdır diyebiliriz.

Şekil 1- 1.000 USD’lık bir milli hasıla üretmek için harcanan enerji miktarları

Türkiye aynı ürün ya da işi üretmek için OECD ülkeleri, Japonya ve Danimarka gibi ülkelerle karşılaştırıldığında enerji yoğunluğunu azaltacak potansiyele sahiptir.

Nüfus artışı, sanayileşme, fosil yakıtların tükenmesi ve hayat standartlarının her geçen gün yükselmesi gibi sebeplerden dolayı; enerji tüketimi dünyada olduğu gibi Türkiye’de de artmaktadır. Ülkemizde 2015 yılına ait birincil enerji tüketiminin sektörel dağılımı şekil 1’ de verilmiştir. Şekil 1’e bakıldığında birincil enerji tüketiminin sektörlere göre dağılımında tüketimdeki en büyük pay % 25 ile sanayi sektörüne ait olduğunu görmekteyiz.  

Şekil 2- Türkiye Birincil Enerji Tüketiminin Sektörel Dağılımı (2015)

ENERJİ VERİMLİLİĞİ YERLİ VE MİLLİ BİR ENERJİ KAYNAĞIDIR.

Türkiye’de enerji verimliliği konusundaki eksikliklerin giderilmesi ve iyileştirmeler yapılması amacıyla kamusal ve yasal düzenlemeler yapılmaktadır. Enerji üretiminden nihai tüketimine kadar bütün süreçlerde enerjinin verimli ve etkin kullanımı için yapılan çalışmalar ve düzenlemeler Tablo 1’de verilmiştir.

Tablo 1- Türkiye’de Enerji Verimliliği Konusunda Yapılan Kamusal ve Yasal Düzenlemeler

Buna bağlı olarak, 2007 yılında yürürlüğe giren Enerji Verimliliği Kanunu ile yeni bir dönüşüm süreci başlatılmıştır. 2012 yılında yayımlanan Enerji Verimliliği Strateji Belgesi ile de 2023 yılı enerji verimliliği hedefleri oluşturulmuş ve Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı hazırlanarak uygulamaya geçirilmesi ve izlenmesi öngörülmüştür. Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı, enerji, ulaştırma, bina ve hizmetler, sanayi ve teknoloji, tarım ve bütün sektörleri ilgilendiren yatay konulara yönelik toplam 55 eylemi kapsamaktadır.

 Tablo 2- Yatırımların ve elde edilmesi öngörülen tasarrufların değeri

Yukarıdaki tablodan da görüldüğü üzere Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planına göre 2023 yılına kadar kümülatif olarak 23,901 MTEP tasarruf sağlanması ve bu tasarruf için 10,928 milyar ABD Doları yatırım yapılması planlanmıştır. 2033 yılına kadar sağlanacak kümülatif tasarruf ise 30,2 milyar ABD Doları olarak öngörülmüştür.

ENERJİ VERİMLİLİĞİNE YATIRILACAK 11 MİLYAR USD İLE 10 YILDA 30 MİLYAR USD ÜLKEMİZDE KALABİLİR.

Türkiye’de birincil enerji yoğunluğu indeksi verimlilik alanında yapılan çalışmalar ve alınan önlemlerle beraber 2015 yılında 2000 yılına göre toplamda %23,1 azalmış ve yıllık ortalama %1,65 oranında iyileşme sağlanmıştır. Nihai enerji yoğunluğu indeksine baktığımızda ise %21 azalma sağlanarak yıllık bazda ortalama %1,5 oranında iyileşme gerçekleşmiştir.

Enerji Yoğunluğu, aynı zamanda dünyada enerji verimliliği karşılaştırılmasında kullanılan bir değerdir. Ülkelere göre enerji yoğunluğu değerleri Şekil 2’de verildiği gibidir. Şekilden de görüldüğü üzere ülkemizde kişi başı enerji tüketimi OECD ve AB ülkelerine göre daha düşük, enerji yoğunluğu ise daha yüksektir. Enerji yoğunluğu, OECD ülkelerinin 2, Japonya’nın ise 4 katıdır. Yani birim mal veya hizmet üretmek için OECD ülkelerinde kullanılanın 2 katı, Japonya’da kullanılan enerjinin 4 katı enerji sarfedilmektedir. Bu değerlere bakıldığında ülkemiz önemli derecede enerji tasarrufu potansiyeline sahiptir. Türkiye geliştikçe kişi başına düşen enerji tüketimi artacak, buna bağlı olarakta enerji yoğunluğu düşecek ve enerjinin verimli kullanımı yükseliş gösterecektir.

Enerjinin verimli kullanılmasına yönelik çalışmalar ve uygulamalar ile Türkiye’nin şekil 2‘de gösterildiği gibi enerji yoğunluğunun düşürülüp enerji kullanımının arttırılmasıyla ok yönünde gelişimi sağlanarak OECD ülkelerinin arasında yeşil renk ile gösterilen konuma gelmesi hedeflenmektedir.


Şekil 3 – Ülkelere göre birincil enerji yoğunluğu karşılaştırması

Türkiye’de enerji verimliliği sektörel olarak incelendiğinde hem ülke ekonomisine hem de çevre korunmasına katkı sağlayacak sektörlerin başında bina ve sanayi sektörü gelmektedir. Enerji verimliliği, binalarda yaşam standardını arttırırken, endüstriyel işletmelerde ise birim miktarı başına enerji tüketiminin azaltılmasını sağlamaktadır.

BİNALARDA YALITIM İLE 7 MİLYAR USD YILLIK ENERJİ TASARRUFU SAĞLANABİLİR.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine bakıldığında Türkiye’de 2017 yılında 9,1 milyon bina bulunmaktadır ve her geçen yıl bu miktar hızla artmaktadır. Bu rakamlardan anlaşıldığı üzere mevcut veya yapılacak olan binalarda iyileştirmeler ve enerji verimliliği sağlanarak ciddi miktarlarda enerji tasarrufu sağlanabilir. Ülkemizde binalarda enerji verimliliğini arttırmaya yönelik birtakım çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalardan bazıları binaların enerji taleplerini ve karbon emisyonlarını azaltmak, sürdürülebilir çevre dostu binaları yaygınlaştırmak, binalarda enerji verimliliği iyileştirilmesi için finansal destek oluşturmak gibi hedefleri içermektedir. 2015 yılı verilerine bakıldığında nihai enerji tüketiminin %32,4’ünün ve net elektrik tüketiminin ise %47,6’sının bina sektöründe gerçekleştiği bilinmektedir.

Ülkemizde sanayi sektöründe enerji tüketiminin payı oldukça yüksektir ve son yıllarda sanayi sektörü hızla büyümektedir. Özellikle sanayi sektöründe enerjinin verimli kullanılması, uluslararası ticarette rekabet ortamının arttığı günümüzde maliyetleri düşürerek, mal ve hizmetlerin daha ucuza elde edilmesini sağlayacaktır.

Şekil 4 – Türkiye’de Sanayi Sektöründe Enerji Tüketim Dağılımı Ve Enerji Verimliliği Potansiyeli

Şekil 3’de Türkiye’de enerji tüketimi ve enerji verimliliği potansiyelinin sanayi sektöründe kullanılan alanlara göre dağılımı verilmiştir. Şekil incelendiğinde verilmiş olan sanayi kollarından %33 ‘ü çimento ve cam olarak büyük bir paya sahiptir.

Diğer sektörlerde olduğu gibi sanayi sektöründe de enerji verimliliğini arttırmak hedeflenerek çalışmalar ve uygulamalar belirlenmiştir. Ülkemizde Enerji Verimliliği bilincinin artırılması, Enerji Verimliliği ile tasarrufların sağlanması ve ülkemizin enerji ithalatının azaltılarak, enerji yoğunluğunun düşürülmesi amacı ile Enerji Verimliliği Kanununda uygulanması zorunlu kılınan noktalar mevcuttur. Mevcut mevzuata göre 1000 TEP (Ton Eşdeğer Petrol) enerji tüketen sanayi tesisleri 4 yılda bir enerji etüdü yaptırıp işletmelerinin enerji tüketimlerini kontrol altında bulundurmak zorundadır. Bu etütlerin bakanlık tarafından yetkilendirilmiş enerji verimliliği danışmanlık şirketleri tarafından yapılması gerekir. Diğer zorunlu kılınan bir nokta ise yıllık toplam enerji tüketimi 1000 TEP ve üzerinde olan tüm fabrikalar enerji yöneticisi bulundurmak veya bir EVD şirketinden bir enerji yöneticisi hizmeti almak zorundadır. Bunların dışında enerji verimliliğinin teşvik edilmesine yönelik verimlilik arttırıcı projeler (VAP) ve gönüllü anlaşmalar gibi çeşitli destek mekanizmaları uygulanmaya başlanmıştır. VAP ve Gönüllü anlaşmalar ile Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlığı Enerji verimliliği yatırımlarına %30 hibe destek sağlamaktadır. Sanayide enerji verimliliği yatırımlarına %30 hibe destek verilmektedir.

Tablo 3’de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yıllara göre desteklenen verimlilik arttırıcı projelerin sayıları verilmiştir. 2011 yılında 13, 2012 yılında 8, 2013 yılında 1, 2014 yılında 6, 2015 yılında 7,2016 yılında 30, 2017 yılında 67, 2018 yılında 24, 2019 yılında 52 VAP kabul edilerek toplamda 208 tane Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) desteklendi.

Tablo 3- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından desteklenen VAP’lar

Ülkemizde yapılan araştırmalar sonucunda; enerji verimliliği konusunda uygulanan eğitim, etüt ve bilinçlendirme çalışmaları ile sanayi sektöründe %20-25 enerji tasarrufu potansiyeli, binalarda; %30-50 enerji tasarrufu potansiyeli ve ulaşımda; %15-20 enerji tasarrufu potansiyeli bulunmaktadır. Bu tasarruf potansiyellerinin yaklaşık 7,5 milyar TL değerinde olduğu bilinmektedir.

Sonuç olarak Enerji Verimliliği ülkemiz için Stratejiktir. Bedeli ödenmiş ithal edilmiş enerji artık yerlileşmiştir. Enerjide yapacağımız israf milli kaynaklarımızı boşa tüketmek anlamına gelir. Türkiye yüksek enerji verimliliği potansiyelini avantaja dönüştürerek kişi başına düşen milli gelirini artırabilir ve daha uygun maliyete üretim sağlayarak dünya ile rekabette öne geçebilir. Ülkemizde son yıllarda kamunun aldığı bir çok kararla önemli mesafeler katedilmiş ve ciddi çalışmalar gerçekleştirilmiştir ama daha çok yolumuz bulunmaktadır. Enerji verimliliği için yarın değil hemen harekete geçilmelidir.