İnşaat Tedarik Dergisi

İnşaat – Yatırım – Proje – Ulaştırma – Mimarlık – Enerji – Maden

Blockchain ve Enerji İnovasyonu Hız Kazandı

Esen ERKAN

Enerji Muhabiri

GÜNDER Genel Sekreteri

-Spot-

Ekonomilerin fosil temelli enerji kaynaklarından yenilenebilir kaynaklara doğru kayma süreci olan enerji dönüşümü ile ilgili zorlukların başında, rüzgar ve güneş gibi kaynakların arzındaki belirsizlik geliyor. Yenilenebilir kaynaklarının enerji talebindeki artışa hemen cevap veremediği ve yeterli kapasiteyi sağlayamadığı durumlarda, güç şebekelerinin arz ve talep arasında bir denge sağlamak için çok daha fazla para harcaması gerekiyor. Ülkeler, enerji arzlarını yenilenebilir kaynaklardan sağlama hedefini gerçekleştirmede başarılı olmak için sektörün ihtiyaçlarına göre, daha verimli bir şekilde ticaret yapmalarını sağlayacak çözümlere ihtiyaç duyuyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının özellikle hava durumuna bağlı olan gelecekleri nedeniyle giderek artan enerji tüketimini kesintisiz sağlamaları, blok zinciri gibi dijital teknolojilere geçiş ile mümkün.

Pandemi sürecinde enerji sektörünün yenilikçileri güçlü değişiklikler uygulamak için blok zinciri teknolojisi geliştirmeye odaklandı. Blockchain veya blok zinciri, bilgisayar terminolojisinde birbirine zincir halinde bağlı blokların tuttuğu ve sürekli büyüyen bir işlem kayıt defterini ifade ediyor. Eşten eşe birbirine bağlı olan bu blokların işlem kayıtlarını sakladığı depoya ise dijital defter ismi veriliyor.

Ham petrol ticaretinin otomatikleştirilmesinden, yenilenebilir enerji kaynaklarının etkisini artırmaya kadar, blockchain teknolojisini kullanan sistemler ile enerji sektörünün derinlemesine değişeceği öngörülüyor. Blockchain temelli buluşlarına patent koruması elde etmek için harekete geçen mucitler, şirketler ve yatırımcılar, bir süredir yarının vizyonerleri olarak adlandırılıyor.

Apple’ın kurucu ortağının “Enerji Verimliliği”ne özel, blokzinciri projesi: “Efforce”

Apple’ın kurucu ortağı Steve Wozniak’ın kurucu ortak olarak yer aldığı, enerji verimliliğini artırmayı amaçlayan blokzinciri (Blockchain)  projesi Efforce, Aralık 2020’den bu yana borsalarda yer alıyor. Efforce’un temel amacı, bugüne kadar finansman ve küresel erişimle ilgili sorunlar ile mücadele eden enerji verimliliği endüstrisini demokratikleştirmek.

 “WOZX” olarak adlandırılan token (jeton olarak adlandırılan dijital varlıklar), Şubat 2021 verileri ile 8 TL civarında işlem görüyor. Token’ın arzı ise 1 milyar ile sınırlandırıldı. 2018’de kurulan Valletta tabanlı Efforce, blockchain tabanlı bir enerji tasarrufu platformu. Katkıda bulunanların tüm dünyada enerji verimliliği projelerinin ürettiği enerji tasarruflarından yararlanmalarına izin vererek enerji verimliliği endüstrisini merkeze olan bağımlılıktan uzaklaştırmayı hedefliyor. Bu şekilde, EFFORCE aracılığıyla, enerji tasarrufu ‘tokenize edilerek’ ve herkes tarafından kullanılabilir hale geliyor. Girişimin kurucu ortakları arasında, Steve Jobs’la birlikte Apple Bilgisayar şirketini kuran Apple’ın ilk ürün serisini tasarlayarak bilgi işlem endüstrisinin şekillenmesine yardımcı olan bir Silikon Vadisi “simgesi” Steve Wozniak yer alıyor.

Apple’ın kurucu ortağı Steve Wozniak

Projenin resmi internet sitesinde Efforce, “Enerji verimliliğini artırmayı amaçlayan devrim niteliğinde bir platform” olarak açıklanıyor. Değerli madenler gibi sınırlı bir kaynağa sahip olmayan Bitcoin’in daha matematiksel ve düzenli olduğunu savunan Wozniak, Bitcoin henüz ilk yıllarındayken desteğini sunmuş ve altın ve dolardan daha iyi bir yatırım olduğunu savunmuştu.

“Efforce gibi pek çok startup Malta’da kayıtlı”

Akdeniz’deki 500.000 nüfuslu Malta Adası’nın son derece dostane finansal düzenlemelere sahip olduğu için pek çok startup’a ev sahipliği yaptığı biliniyor. Özellikle kripto projelerinden blockchain, yapay zeka (AI) ve seyahat teknolojisi odaklı girişimler için küçük ama gelişmiş bir faaliyet merkezi sunuyor.

2019’da Malta’daki Delta Zirvesi’nde Efforce planlarından bahseden Wozniak, Malta’nın “onlarca yıldır aklımda olduğunu” ve “dünyanın başka hiçbir yerine benzemediğini” belirterek Malta hükümetinin “modern dünyada ilerlemekte çok elverişli” olduğunu söylemişti. Öte yandan, finansal düzenleyiciler ve ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), projelerin fon toplamak için ürettiği jetonları halka arz ettiği ICO’lara yeni yeni ısınıyor.

ABD’de neredeyse tüm token satışlarının kayıtsız menkul kıymet teklifleri olduğunu düşünülürken pek çok startup Malta’da kendine özgür bir alan yaratmış görünüyor.  Ancak, SEC’in menkul kıymet jetonları ile ilgili 3 Nisan 2019’da yayınladığı ve menkul kıymet jetonlarının kapsamı ve dağıtımında dikkat edilecek şartları içerir düzenlemesi ile ABD’de menkul kıymetlerini dijital olarak üretip, dağıtabilmesi için önemli bir adım atıldı. 10 Temmuz 2019’da Blockstack firması, Borsa ve Menkul Kıymetler Komisyonu’ndan 28 Milyon Dolar değerinde jeton satışı için onay alarak, ilk yasal Menkul Kıymet Jetonu Arzı (STO – Security Token Offering) ile Stack (STX) jeton arzını 11 Temmuz 2019 tarihinde gerçekleştirdi.[1] Bu geç gelen kabul süreci nedeniyle pek çok teknoloji şirketi tıpkı Efforce gibi Malta’da kurulmuş durumda.

AB’deki yenilenebilir enerji platformlarından “GreenToken-Dijital Yeşil Jeton” hareketi

Avrupa yenilenebilir enerji varlık yönetimi platformu WPO, yenilenebilir üretimin alımını hızlandırmaya yardımcı olacağını düşündüğü green tokenler’in arzını Eylül 2020’de duyurdu. Yenilenebilir enerji sektöründe özellikle rüzgar ve güneş teknolojileri için teknik, ticari ve finansal destek sağlayan WPO’nun GreenToken arzı, Fransız Finansal Piyasa Otoritesinden onay alan ilk şirket olma özelliği taşıyor. Platform, Paris nüfusunun tüm elektrik tüketimine eşdeğer enerji üretimini denetliyor.

Yatırımcılar, blockchain tescilli sertifikalara karşılık gelen tokenleri, yenilenebilir enerji işlemleri için bir ödeme kaydı olarak kullanabiliyor. İşlemlerde şeffaflık ve izlenebilirlik sağlamanın yanı sıra sigorta, garanti, bakım ve otomasyonunu sağlamak için enerji dönüşümünü mümkün kılan elektrik ticaretine de kolaylık sağlanıyor.

WPO, blockchain işlemlerinin şeffaflığı ve izlenebilirliği nedeniyle, blockchain teknolojisinin enerji geçişinin hızlanmasında kilit bir itici güç olacak şekilde “iyi konumlandırıldığını” ve “karmaşık tedarik zincirlerini kesebilen” merkezi olmayan bir ağ sağladığını belirtiyor. WPO son birkaç yıldır müşterilerinin yenilenebilir enerji üretimini sertifikalandırmak için de blockchain teknolojisini kullanıyor.

WPO Genel Müdürü Duncan Levie: “Halka arzımızın amacı, GreenToken’ı enerji sektöründeki tüm profesyonel oyunculara ve bireylere dağıtarak sektörü ölçeklendirmek. Bu, Avrupa genelinde blockchain ve yapay zekaya dayalı enerji verilerinin yönetimi için akıllı ve sorunsuz bir çoklu hizmet platformu oluşturmamızı sağlayacak. Yenilenebilir enerjinin aralıklı ve adem-i merkeziyetçi doğasına çok uygun olan bu sistemler, küresel enerji üretiminin optimizasyonunu da kolaylaştıracak.” açıklamasında bulundu.

Sadece enerji sektörü için değil; sağlıktan eğlence sektörüne, göçmenlik başvurularından tazminat ödemelerine pek çok ağdaki işlemlerin daimi bir şekilde kaydedilmesini sağlayan blok zincir sistemleri, iş süreçlerini temelinden değiştirecek gibi görünüyor.


[1] https://blog.blockstack.org/blockstack-token-sale-sec-qualified/