Ali GÜLER
Uluslararası Tesis Teknik Müdürleri Derneği (UTTMD) Başkan Yardımcısı
Teknik yönetim, bir tesisin güvenli, sürdürülebilir ve ekonomik şekilde işletilebilmesinin temel unsurlarından biridir. Ancak birçok işletmede teknik yönetim anlayışı, tesisin büyüklüğü, kullanım amacı ve operasyonel ihtiyaçları dikkate alınmadan oluşturulmaktadır. Bu durum hem personel verimliliğini düşürmekte hem de bakım maliyetlerini artırmaktadır.
Her tesisin teknik ihtiyaçları farklıdır. Bir otelin teknik yapılanması ile bir AVM’nin, hastanenin veya üretim tesisinin teknik yapılanmasının aynı olması beklenemez. Bu nedenle teknik kadroların belirlenmesinde tesisin kullanım amacı esas alınmalıdır.
Konaklama tesisleri 24 saat yaşayan yapılardır. Misafir memnuniyetinin doğrudan teknik hizmetlerle bağlantılı olması nedeniyle teknik ekibin günün her saatinde arızalara müdahale edebilecek yapıda olması gerekir. AVM’lerde ise yoğunluk daha çok işletme saatleri içerisinde yaşanırken, bakım faaliyetlerinin önemli bölümü gece saatlerinde gerçekleştirilmektedir. Hastanelerde teknik hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesi hayati önem taşırken, endüstriyel tesislerde öncelik üretim sürekliliğinin korunmasıdır.

Teknik ekiplerin verimliliği yalnızca personel sayısıyla ölçülmemelidir. Doğru organizasyon yapısı, görev dağılımı ve iş planlaması çok daha önemlidir. Birçok işletmede teknik müdürlerin personel eksikliği nedeniyle teknisyen görevlerini de üstlendiği görülmektedir. Bu durum yönetsel faaliyetlerin aksamasına ve uzun vadeli planlamaların geri planda kalmasına neden olmaktadır.
Teknik müdürün temel görevi bakım planlarının hazırlanması, enerji yönetiminin yürütülmesi, bütçe çalışmalarının yapılması, yasal kontrollerin takip edilmesi ve teknik personelin yönetilmesidir. Sürekli vardiya açığını kapatmaya çalışmak, teknik yönetimin kalitesini düşürmektedir.
Bina otomasyon sistemleri teknik yönetimin ayrılmaz bir parçası
Günümüzde bina otomasyon sistemleri teknik yönetimin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Enerji tüketimlerinin izlenmesi, HVAC sistemlerinin kontrolü, aydınlatma ve güvenlik altyapılarının yönetimi gibi birçok süreç otomasyon sistemleri üzerinden takip edilmektedir. Ancak otomasyon sistemleri teknik personelin yerine geçen yapılar değil, teknik ekibin daha verimli çalışmasını sağlayan araçlardır. Bu sistemlerden elde edilen verilerin doğru yorumlanması ve gerekli müdahalelerin zamanında yapılabilmesi için eğitimli teknik personele ihtiyaç duyulmaktadır.
Sektörün en önemli sorunlarından biri nitelikli teknik personel eksikliğidir. Elektrik, mekanik ve otomasyon alanlarında yetişmiş personel bulmak her geçen gün zorlaşmaktadır. Bu nedenle işletmeler yalnızca hazır personel aramak yerine yeni mezun gençleri sektöre kazandırmayı hedeflemelidir. Endüstri meslek liseleri ve teknik liselerden mezun olan öğrencilerin staj ve istihdam imkanlarıyla desteklenmesi, geleceğin teknik kadrolarının yetişmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Üretici firmalar, tedarikçiler ve sektör paydaşları da meslek liseleriyle iş birliği yaparak eğitim ekipmanları ve uygulamalı eğitim imkanları sağlamalıdır. Böylece hem eğitim kurumları güçlenecek hem de sektör ihtiyaç duyduğu teknik insan kaynağına daha kolay ulaşabilecektir.
Sonuç olarak başarılı teknik yönetim; doğru kadro planlaması, etkin vardiya sistemi, teknolojinin verimli kullanımı ve sürekli gelişen insan kaynağı ile mümkündür. Geleceğin tesisleri, teknolojiyi etkin kullanan ve teknik personeline yatırım yapan kuruluşlar tarafından yönetilecektir.
Yazar Ali GÜLER‘ın Önceki Yazıları
Tesis Teknik Yönetiminde Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Okumak İçin

İlginizi Çekebilir
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim-35 “Son Söz – 1”
Şantiyede Lüksün ve Gurbetin İki Yüzü
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Ne Getirdi?