İnşaat Tedarik Dergisi

İnşaat – Yatırım – Proje – Ulaştırma – Mimarlık – Enerji – Maden – Şantiye

Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim-35 “Son Söz – 1”

Demet DEMİRER

Sosyolog Y.Mimar

Değişim Mimarı İnovatif Yönetim Danışmanlığı Kurucusu

BIM’ i satın alabilirsiniz, ama iş birliği kültürünü satın alamazsınız. Yapay zeka araçlarını satın alabilirsiniz, ama onları akıllıca kullanacak beyinleri ve vizyonu satın alamazsınız.  Bunlar için yatırım yapmanız gerekir. Dijital dönüşüm ve yapay zekanın ana gündem olduğu bu devirde inadına insanla insan için çalışmayı konuşuyoruz. Vizyon cümlemiz “Daha iyi bir dünya inşa etmek için iş yapış şeklini geliştir.”

Bunu nasıl yapacağımızı ise 6 yıla yakındır aralıksız olarak Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim başlığı altında sizler için yazıyorum. Bu süreçte bu makalelere ek olarak sektöre uçtan uca dönüşüm için bir rehber oluşturmak amacı ile İnşaat Sektöründe Çevik Dönüşümün 500 Günü adında iş romanı formatında bir de kitap yazdım. Konusunda dünyada öncü kitaplardan olan iş romanım; Akademik ve Mesleki Yayınlar sınıfında Seçkin Yayıncılık tarafından sektöre sunuldu. İnşaat Sektöründe Çevik Zihin Yapısı Ve Scrum 101 adındaki udemy kursum 4.77/5.00 puanla erişiminiz hazır olarak yayında. İngilizce dahil birçok dilde İnşaat Sektörünün çevikleşmesi konusunda bu kadar derin ve kapsamlı kaynak bulunduğunu sanmıyorum. Türk İnşaat Sektörü firmaları çevikleşmeye niyet ettiğinde, dönüşüm sürece başlayıp kendi deneyimlerini geliştirmek için hatırı sayılır miktarda kaynağa ulaşabilir. Sanırım burada mevcut kaynakların sindirilmesi için bir es vermem gerek. Geçen sayıda kitabın içeriğinden bahsetmiştik, bu son iki sayıda da 33 sayının genel bir panoramasını yapalım ve sizlerle farklı buluşmalar için hazırlık yapmaya başlayalım istiyorum.

2020 yılında Kasım – Aralık sayısında belirsiz ve değişken koşullarda karışık ve karmaşık projelerin gerçekleştirilmesi için geliştirilmiş olan çevik yönetim yaklaşımlarının inşaat sektörüne uyarlanması konusunda yazmaya başladığımda sanırım dünyadaki belirsizlik ve projelerimizdeki karmaşıklık bugüne göre daha azdı ve maalesef bugün de yarına göre daha az. Bu karmaşıklık ve kargaşa giderek artacak. Bildiğimiz her şey eskiyecek ve öğrenmemiz gereken yeni bilgiler giderek artacak. Bu koşullarda ayakta kalmanın tek şartı ise değişime adapte olmak, hatta değişimden fırsat yaratarak ilerlemek; yani çevik olmak. Artık uzun vadeli planlar yapmamız daha da imkânsız, pandemi ve savaşlar bunu bize çok net bir şekilde öğretti. Sanayi Devrimi sonrası kitlesel pazarlara basit seri üretim yapmak amacı ile geliştirilmiş olan ve kölelerden dönüşen verimli çalışmasına dayanan klasik yönetim anlayışı bugünün değişken taleplerine, çalışandan beklentilere ve rekabet koşullarına hitap etmiyor.

Sanırım her gün farklı bir dünyaya uyandığımızı hissettiğimiz bu günlerde her açıdan çevik olmayı öğrenmemiz gerektiği konusunda hemfikiriz. Çevik yönetim yaklaşımlarının bunu sağlamak için temel kurgusu; uçtan uca değer üreten hedefe odaklanmış otonom takımlarla adım adım teslimat yaparak ilerlenmesi ve her teslimatta hem koşullardaki değişikliklerin gözden geçirilmesi hem de iş yapış şeklinin geliştirilmesidir.

İkinci ve üçüncü sayılarda bahsetmiş olduğum gibi çeviklik sadece tekniklerden oluşmuyor, arka planda şeffaflık ve güven ortamının üzerine kurgulanmış insani değerlerden oluştuğundan öncelikle bunların sağlanması gerekiyor. Bu nedenle de gerekli iklimin sağlanmasından üst yönetimi birinci derecede sorumlu. Bilgiye erişmeden doğru ve hızlı karar vermek, güven olmadan deneyler yapıp işi geliştirmek mümkün değil. O nedenle sektörde tüm disiplinler arasında yukarıdan aşağı, aşağıdan yukarı ve akrandan akrana paydaşlar arasında şeffaflık ve güvenin sağlanması, kazan-kazan bir kurgu yapılması önemli. Kısaca birleştirici hedefler, müşteri odaklılık, deneysellik, taahhüt/otonomi, açıklık, saygı, cesaret, liderlik ve iş birliği kültürünü çevik yönetimin temel değerleri olarak listeleyebiliriz.

Hepimiz dönüşmemiz gerektiğini biliriz, kötü alışkanlıklardan kurtulmamız veya kilo vermemiz gerektiğini bildiğimiz gibi. Ama hep bir bahanemiz vardır dönüşmemek için ve bu şekilde bile bile ölüme gideriz. 4. sayıda belirttiğim gibi dönüşüm yönetimi direnç yönetimidir. Öyle alıştığımız gibi “dönüşün” diye talimat vererek dönüşümü tetikleyemeyiz. Dönüşümde üst yönetimin kararlılığı kadar iş birliği tutumu içinde olması da önemlidir. O nedenle yapısal kararların yanı sıra bilinçli veya bilinçsiz direncin de yönetilmesi gerekir. Bu dönüşüm süreci lineer ilerlemez ve her işletme için farklılıklar içerir. O nedenle deneyerek ve çevik değerleri ön planda tutarak adım adım ilerlemek gerekir.

Çevik yönetim bakış açısı her takıma ve her işletmeye büyük katma değer sağlar, ancak çevik bakış açısının projeye etki alanı ne kadar büyükse katma değer de o derece büyük olur. 5. sayıda belirtmiş olduğum gibi devasa kalkınma projelerinin gerçekleştirilmesi için sık sık başvurulan yap-işlet-devret teslim modeli, temel süreçler arasında iş birliği ve bilgi akışını sağlaması ile israfı önlerken adım adım ilerleyerek sık teslimatla hem erken gelir kazanımı sağlayarak projenin kendi kendini finanse etmesini hem de her aşamada öğrenilen derslerin bir sonraki aşamaya aktarılması ile süreçlerdeki iyileşmenin katlanarak artmasını sağlar.

Çevik bakış açısı proje hiyerarşisinde ne kadar yukarıdan projeye dahil edilmişse proje performansını ve inşa edilmiş olan yapının başarısını o kadar artırır. 6. sayıda belirttiğim gibi ihale ve sözleşmeyi yapan işveren – bu alt işveren de olabilir – daha sözleşmeyi hazırlarken iş birliği kültürünü ve değişim karşısında adaptasyon sürecini hızlandıracak öğeleri ne kadar fazla sözleşmeye dahil ederse süreç içindeki aksaklıklar o derece azalır.

Mevcut organizasyonel yapımız 7. sayıda bahsetmiş olduğum gibi bilginin görünür olmasını engelliyor. Hiyerarşide üst pozisyonlardakiler daha geniş perspektife sahip bulunuyorlar, ancak erozyona ve değişikliğe uğramış ve gecikmiş bilgi ile karar vermek durumunda kalıyorlar.

Çevikleşmek için kararların otonomi içinde uçtan uca değer üreten takımlar tarafından verilmesi gerekiyor. Bunun için bölüm yöneticilerimizin, 8. sayıda belirttiğim gibi, talimat veren yöneticilerden takımların potansiyelini ortaya çıkaran ve onları geliştiren liderlere dönüşmeleri gerekiyor.

İnşaat sektörü, genç nesil tarafından tercih edilen bir sektör olmaktan giderek uzaklaşıyor. Artan işsizlik bir yanda dururken mavi ve beyaz yakada yetenek kıtlığı da sektörün önemli problemleri arasında. Özellikle bu kıtlık global bir problem olduğu için zaten az sayıda olan yetkinlikleri yüksek çalışanlar yabancı ülkeleri ve firmaları tercih ederek Türk İnşaat Sektörü için durumun daha da kötüleşmesine neden oluyor. Bununla baş edebilmek için, 9. Sayıda da belirtmiş olduğum gibi, tercih edilen bir sektör haline gelmemiz ve firma içinde öğrenme kültürünü geliştirmemiz gerekiyor.

Bütün bu dönüşüm sürecini başlatmak içinse uygun koşulların oluşmasını beklemek zaman kaybetmekten başka işe yaramıyor. 10. sayıda açıkladığım gibi her firma ve her proje takımı bulunduğu noktadan çöküşe dur deyip dönüşümü ve gelişimi başlatabilir.

Mevcut paydaş yapımız çatışmaları ve suçlama kültürünü tetikleyecek şekilde organize edilmiş durumda ve içinde çok büyük oranlarda israf barındırıyor. Sorunlar bununla da kalmıyor, ortaya çıkan binadan veya yapıdan işveren de kullanıcı da tatmin olmuyor. O nedenle global pazarda büyük projelerde proje paydaş yapısı kolektif aklı ortaya çıkaracak şekilde yeniden organize ediliyor. 11. sayıda belirttiğim gibi dünyada farklı kurumlar farklı başlıklar altında iş birliğini teşvik eden sözleşmeleri geliştiriyor. Avustralya kökenli ekol –  Collaborative Contracts, FIDIC –  Alliance Contracts ve Yalın İnşaat – Integrated Project Delivery başlıkları altında paydaşların ortak hedefe odaklandığı benzer bakış açısını salık veriyor.

Bütün bu değişim ve teknolojik değişiklikler karşısında iş yapış şeklimizi sadece yönetim organizasyon açısından değil üretim şeklimizi de gözden geçirerek yeniden yapılandırmamız gerekiyor. Yani madem buluttan bile nem kapıyoruz, o zaman üretimimizi buluttan en az etkilenecek bir ortam olan fabrikalara çekebiliriz. Bu daha üretken metodlar araştırmamızı, kaliteyi yükseltmemizi ve iş gücü sirkülasyonunu azaltarak sürekli gelişme kültürünü kurmamızı ve deneyimin projeden projeye aktarılmasını sağlayacaktır, aynı 2022 yılında 12. sayıda söylemiş olduğum gibi.

Artık deneyimli, öğrenme ve işi geliştirme kültürüne sahip çalışanlarımız en büyük hazinemiz. O nedenle 13. sayıda bahsetmiş olduğum gibi kriz zamanında personel sayısını azaltmak ve maaş zamlarını kısmak tam anlamı ile “bindiği dalı kesmek” anlamına geliyor. O nedenle çözüm yolunu birlikte aramak ve güçlü yanımızı oluşturan yetenekli kadrolarımızla birlikte çözüm geliştirmek gerekiyor. Eğer zaten çalışanınıza yatırım yapmamışsanız ve çalışanlarınız güçlü yanınızı oluşturmuyorsa elinizde pek de iş yapma kabiliyeti kalmadı demektir, geçmiş olsun.

İnşaat sektörünün dijital dönüşümünün önündeki en büyük engeller personel sirkülasyonu ve genç yeteneklerin sektörü tercih etmemesi. Öte yandan çevik dönüşüm sürecinin de başarısı için çevik yönetim yaklaşımlarının adım adım ilerleme ve başardıkça ivmelenme akışı, kolektif aklı ortaya çıkarma kültürü ve dönüşüm sonrası kazanımların kalıcılığının sağlanması ve gelişerek devam etmesi için 14. sayıda belirtmiş olduğum gibi çevik yönetim yaklaşımları ile mümkündür.

Deprem ülkemizin en çok kanayan yarası. Çevik bakış açısı sadece proje bazında değil kültür olarak tüm yapılı çevreye sindiğinde tüm yaşam alanlarımıza katma değer sağlar. Öncelikle kolektif akıl üretilen projelerin uçtan uca iyi tasarlanmasını ve inşa edilmesini sağlayacağı için yapı kalitesini artıracaktır. Deprem sonrasında ise sağladığı zaman-kalite-maliyet performanısndaki artışın yanı sıra hızlı değer üretme ve adım adım teslim prensibi ile yaraların en hızlı şekilde sarılmasını ve 15. sayıda belirttiğim gibi barınma sorununun en hızlı şekilde çözülmesini sağlayacaktır.

İnşaat proje yönetimi denince genellikle planlamalar, raporlamalar, talimatlar ve hak talepleri konuşuluyor, bir mühendislik disiplini olarak ele alınıyor. Oysa ki çevik proje yönetiminin önemli bir bölümü sosyal bilimlere dayanır. Davranış sosyolojisi veya endüstri sosyolojisi bakış açısına sahiptir. 16. sayıda belirttiğim gibi insanların motive ve daha yaratıcı çalışmasına, daha iyi takımlar oluşturup hedeflere ulaşarak tatmin duymasına odaklanır. Bütün teknikleri davranış bilimleri açısından ele alır. Bu nedenle takımların başarısında etkin rol oynar.

Havacılık sektörü de bir zamanlar küçük atolyelerde yapılan uçaklarla dağınık işletmeler bünyesinde gerçekleştirilen bir sektördü. Uçtan uca bakış açısı ve hatalardan ders çıkarma ve aksiyon alma kültürünün yerleşmesi ve bağımsız denetim mekanizması ile bugün en güvenli ulaşım aracı haline geldi. Maalesef bu teneke kutunun içinde gök yüzünde uçarken evimizde oturduğumuzdan daha güvendeyiz. O nedenle 17. sayıda havacılık sektörünün bunu nasıl başardığından bahsettim. Şeffaflık, hatalardan ders alma ve süreçleri sürekli iyileştirme kültürü yani retrospektif inşaat sektörünün de aynı hatalar etrafında dönüp durmasının önüne geçecektir.

3 yıl boyunca ilk 17 sayıda bu konuları konuştuk. 36. ve son sayıda kalan 17 sayıyı değerlendireceğiz. Yukarıda bahsettiğim konularla ilgili detaylı yazılara https://insaattedarik.com.tr/tag/demet-demirer/ bağlantısı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Daha iyi bir dünya inşa etmek için hepimize kolay gelsin.

Sosyolog Y.Mimar Demet DEMİRER‘in Önceki Yazıları

Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim – XXXIV – “Çevik Dönüşümün 500 Günü” Okumak İçin

Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Dönüşüm – XXXIII “İş Batırma Sanatı: Cehenneme Giden Yola Patronların Döşediği Taşlar” Okumak İçin

Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim-XXXII “Dünya Dönüşüyor, ya Biz?” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim-XXXI “Şirketinizde Doğum Oranı Kaç?” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim-XXX “İstikrar Tutuculuğu Yener mi?” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim-XXIX “Çuvaldız” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim – XXVIII “Patron Daima Haklıdır!” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - XXVII “İnşaat 4.0 Öldü, Yaşasın 5.0” Okumak İçin

Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim-XXVI “Değişim Çağında Küresel Pazar ve Türk İnşaat Sektörü” Okumak İçin

Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim-XXV “Kurum Kültüründen Toplumsal Değişime” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim-XXIV “Saygı”  Okumak İçin  
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim-XXIII “İsrafı Bertaraf Etmek” Okumak İçin  
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim-XXII “Kentin İnşasında Çevik Belediyecilik” Okumak İçin 
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim-XXI “Şirketiniz için nasıl bir gelecek tasarlıyorsunuz?” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim-XX “Gelişim Yolunda Adım Adım” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim-XIX “Burada Kararları EGOM Verir” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - XVIII "Serbest Zamanlar" Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - XVII “Retrospektif” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - XVI “Davranış Bilimleri ve Çevik Proje Yönetimi” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - XV “Deprem Sonrası Hasarların Çevik Olarak Giderilmesi” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - XIV “Çevik Dijital Dönüşüm” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - XIII “Şimdi Değilse Ne Zaman?” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Dönüşüm - XII “Sektörü Yeniden İnşa Etme Vakti” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - XI “Kimse İsrafın Bedelini Ödemek Zorunda Değil” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - X “Zararın Neresinden Dönersek Kardır” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - IX “Kendi İş Gücünü Kendin Yarat” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - VIII “Çevik Liderlik ya da Geleceğe Liderlik Etmek” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - VII “Organizasyonel Çeviklik” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - VI “Sözleşmelerle Çeviklik” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - V “Yap-İşlet-Devret Projeleri” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - IV “Nasıl Çevikleşeceğiz?” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - III “Şeffaflıkla Hızlı ve Doğru Kararlar” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim - II “Çevikleşmek için Şeffaflık; Şeffaflık için Güven” Okumak İçin
Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe “Çevik Yönetim” Okumak İçin